Etiyopya’daki ormanlarda mahsur kalan Sudanlı mültecilerin koordinasyonu, Olala ormanlarında alıkonulan aileler ve bireylere ilişkin yerel makamlar veya uluslararası kuruluşlar nezdinde herhangi bir koordinasyonun varlığını yalanladı.
Koordinasyon, Al-Change tarafından görülen bir bildiriyle, yerel yetkililerin onları güvenli olmayan kamplara geri göndermeye çalıştığını ve bu kamplara geri dönmeyi reddettiklerini vurguladığını doğruladı.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (Etiyopya) Olala ormanlarında mahsur kalan Sudanlı mültecilerin durumuna ilişkin yaptığı açıklamaya yanıt olarak koordinasyon, Sudanlı mültecilerin orman içinde hiçbir işaret olmadan yaşadığı acıların üzerinden 29 günden fazla zaman geçtiğini söyledi.
Koordinasyon açıklamasında, güvenlik ve gıda açısından etkilenen mülteci sayısının BMMYK açıklamasında belirtildiği gibi 1.000 değil 6.000 mülteciyi aştığı, devam eden mülteci kampları nedeniyle ayrıldıkları kamplarda güvenlik durumunun hala tehlikeli olduğu açıklandı.
Açıklamada, gıda sıkıntısının hala büyük bir sorun teşkil ettiği belirtilerek, Sudanlı kardeşlerin ve insani yardım görevlilerinin çabalarıyla bir miktar mali yardımın geldiği, bunun da bir miktar gıda ve sağlık malzemesi sağlanmasını mümkün kıldığı ancak bunların yeterli olmadığı belirtildi.
Açıklamada, BMMYK’ye, mültecilerin geri dönüşleri karşılığında barınma, yiyecek ve ilaç hizmetleri alabilmek için hayatlarından taviz vermemesi çağrısında bulunularak, kendilerini silahlı saldırılara ve günlük korkutmalara maruz bırakan bölgelere geri dönmemeleri vurgulandı.
Koordinasyon Komitesi, Komisyon’un mülteci sayılarını sorgulamak ve verilerle durumun ciddiyetini hafifletmek yerine kendisine verilen rolü yerine getirmesi yönündeki taleplerini yeniledi.
Krize müdahalede yaşanacak herhangi bir gecikmenin insani bir felakete yol açacağı vurgulanan açıklamada, sonbahar mevsiminin başladığına işaret edilerek, bu durum, bir grup Sudanlı mültecinin gittikleri bataklıklardan birinde timsah saldırısına uğraması olayıyla ilişkilendirildi.
Açıklamada, gıda krizinin, mültecilerin kalan yiyecekleri 2.135’i çocuklara, 327’si hamile ve emziren kadınlara ve yaşlılara bırakmak zorunda kalacak kadar kötüleştiği belirtildi.